Boğaziçi'nde "Çağdaş Sanat" Röportaj Dizisi, 2010

Komet, (Gürkan Coşkun)

Şirin Kahveci, Boğaziçi Üniversitesi, sirinkahveci@mynet.com

 

3 Aralık 2009’da Karşı Sanat’ta açılışını yaptığı YOKYOKYOK adlı sergisinde tanışma fırsatı bulduğum Gürkan Coşkun ya da daha çok bilinen adıyla Komet’le daha sonra kısa bir online söyleşi yapma fırsatı buldum. Bunun dışında, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Güncel Sanat adlı dersimize de misafir olarak katılan Komet dersi alan öğrencilere hem Türkiye’nin önemli sanatçılarından bir tanesiyle yüz yüze sohbet etme şansı vermiş oldu, hem de yeni açılmış sergisini ve sergilenen eserlerini anlattı.Bunun yanı sıra, Komet, öğrencilerle interaktif olarak YOKYOKYOK adlı sergide bulunan bir videodan esinlenilmiş bir performans gerçekleştirerek dersi renklendirdi. Komet’e sorularımı cevaplamaya ayırdığı değerli vakti için yeniden teşekkür etmek istiyorum.

Şirin Kahveci: Hem ressam hem de şair olan biri olarak duygu ve düşüncelerinizi farklı biçimlerde dile getirme fırsatına sahipsiniz. Şiir ve resmi iki ayrı dil olarak düşünürseniz hangisi sizin duygu ve düşüncelerinizin aktarımı için daha uygun?

Komet : Her ikisini de kullanıyorum ve uygun buluyorum.

Şirin Kahveci: Resimlerinizin boyanması esnasında asistan kullanıyor musunuz ve asistan kullanımıyla ilgili görüşleriniz nelerdir?

Komet : Hayır, çünkü ne yapacağımı önceden karar vermiyorum. Bir projeyi gerçekleştirmeye çalışmak ve ürün üretmek bir iştir ve her ev için bir tane eser yaratmak, tamamen erken kapitalist dönem tüketim toplumuna esir olmak demektir. Hakiki yaratım tek bir kafadan, anında çıkan oluşumdur. Öyle sanat tarihine göre veya trendlere göre sağa göre sola göre Sanat yapmak diye bir şey palavradır, taklitçiliktir.

Şirin Kahveci: Amerikalı ressam Jackson Pollock kendine özgü resim tekniği ve değişik resimleriyle çağdaş resim sanatında yeni bir başlık açtı. Pollock, kullandığı değişik teknikleri açıklarken bu şekilde tuval üzerinde daha özgür olabildiğiyle belirtiyor. Sizin de buna benzer bir şekilde kendinizi çalışırken daha özgür hissettiğiniz bir teknik ya da konu var mı?

Komet : Jackson Pollock yerde çalışıyordu boyaları serperek, akıtarak, delik kutularla dökerek yapıyordu. O zamanlarda ve sonraları bundan etkilenenler oldu.

Ama benim sağım solum belli olmaz. Ne konu ne teknik, bunlar benim için önemli değil.

Şirin Kahveci: Günümüzde çevreye duyarlılığın bu kadar artmış olmasıyla beraber sanatta da etkisini göstermeye başladı. Sizin de YOKYOKYOK adlı serginizde kesilen ağaçlarla ilgili bir eseriniz vardı. Bu eseriniz toplumsal bilinçlendirmeye yönelik bir eser mi yoksa kendi kişisel yakarışınızı mı ortaya koyuyor?

Komet : Ağaçlar benim eserim değil. Bu cinayet Belediye’nin eseri. Bunu göstererek hep beraber bu yok etmeye karşı çıkalım diyorum. Mani olalım bu cinayetlere diyorum.

Şirin Kahveci: 9. Eylül Üniversitesi’nden bir öğrencinin yapmış olduğu “Dualis Gözü ve Varoluş” adlı “eserinin” hurdacılar tarafından çalınması hakkındaki eserinizi yaparken neyi amaçladığınızı anlatmanız mümkün mü?

Komet : Aman yani oradaki komik unsuru göremiyor musunuz? Hatta o baş kendisine benziyor adamın. Ridikül. İyi bir şey olsaydı hurdacılar eritirler miydi sanki. Ayrıca bu benim eserim değil. Rezilliği gösteriyorum.

Şirin Kahveci: Bu eserin ülkemizdeki sanat anlayışını özetlediğini söyleyebilir miyiz? Yani insanların sanata yönelebilmek için öncelikle maddi kaygılardan kurtulması gerektiğini gösterdiğini söyleyebilir miyiz?

Komet : Aman istemeyen yönelmesin, yönelip de ne olacak. 1991 yılında Aktüel dergisi için yaptığım bir röportajda “Ülkemizin sanatı nasıl kalkınır?” diye sormuşlardı, onlara da sanatın yasak edilmesi gerektiğini söylemiştim.

Şirin Kahveci: Andy Warhol’la beraber başlayan ve Warhol’un deyişiyle, sanatçının makineleşip seri üretim yapması konusundaki görüşleriniz nelerdir? Sanatın orijinal bir tek olmaktan çıkıp reprodüksiyonlar halinde satılması sanat eserini biraz biblolaştırmıyor mu?

Komet : Evet, bu soruda haklısınız bravo.

Şirin Kahveci: Aynı şekilde sizin YOKYOKYOK adlı serginizde de üzerinde YOK yazılı paspaslardan bir tanesi sergileniyor ve içeride bir sürü benzeri satılıyordu. Bu eser için her bir tanesi aynı değere sahipti diyebilir misiniz ya da sergilenenin orijinal eser diğerlerininse bu orijinalin kopyaları olduğunu mu söylersiniz?

Komet : Paspasların değeri filan yok. Aslında marka ve seri üretimle dalgamı geçiyorum, sanatı yerlere düşürerek.

Şirin Kahveci: Hem Türkiye’de hem de Paris’te sergileri olan bir sanatçısınız; iki ülke için yaptığınız sanat eserleri arasında konu açısından belirgin farklar oluyor mu? Yaptığınız eserleri izleyicilerinin bakış açısına ve çevresine göre şekillendiriyor musunuz?

Komet : Yaptığım eserlerin sergilendikleri şehirlere göre bir farkları yok, bakış açısına göre de şekillendirmiyorum.

Şirin Kahveci: Paris ve İstanbul’da, birçok insanın sanat eserlerine ilham olarak gördüğü iki şehirde yaşıyorsunuz. Yaşamak için bu şehirleri seçmiş olmanızın sanatla ilgileniyor olmanızla bir alakası var mı, yani bu şehirler eserlerinizde size esin kaynağı oluyor mu?

Komet : Evet, bu şehirlerde yaşamayı seçmemin sanatla ilgileniyor olmamla alakası var, ama esin kaynağı konusuna gelince, hayır. Çünkü ben esinlenmem.

Şirin Kahveci: Klasik anlamda yağlı boya ve tuval kullanılarak yapılan resmin günümüzde azalmasına rağmen siz hala bu şekilde resim yapmaya devam ediyorsunuz. Bunun sizin için farklı bir anlamı var mı, bunu açıklayabilir misiniz?

Komet : Ben yağlı boya tablo yapmaktan çok hoşlanıyorum.