Boğaziçi'nde Çağdaş Sanat 2010

Mustafa Kaplan (1965 Konya, Cumra)

Arslan BAŞAY arslan_basay@hotmail.com

Yıldız Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bolümünden mezun olan sanatçı, 1984 - 1986 yılları arasında Geyvan McMillen 'dan "Graham tekniği" dersleri alarak dans hayatına başladı. Bir yandan eğitimini sürdürürken, diğer yandan Çağdaş Bale Topluluğu`nda dans etti. 1990 yılında Şehir Tiyatroları kadrosuna girdi. Yeşil Üzümler Dans Tiyatrosu, Dance Factory, Tal Dans Grubu ve Çatı Stüdyosu`oluşumlarının kurucuları arasında yer alan Kaplan, Avrupa ülkelerinde, Amerika, Japonya ve Fas'ta oynadı. Çatı Stüdyosu'nda dans dersleri vermektedir.

Taldans kurucusu modern dansçı Mustafa Kaplan ile gerçekleştirdiğim röportajda sanatçının nasıl dans etmeye başladığından şuan ülkemizdeki ve Dünyadaki dansın durumuna kadar bir çok şey konuştuk.

Arslan Başay: Yıldız Teknik Üni. Electronics and Telecommunication mezunu olduğunuz biliniyor. Bu tarz isim yapmış ve kalitesiyle ün salmış bir bölümden mezun olduktan sonra neden dansı tercih ettiniz?
Mustafa Kaplan: “Üniversitenin ilk yılında Geyvan Mcmilan’ın çalışmalarına katılmaya başladım yani dans eğitimi ve mühendislik eğitimi birlikte başlamış oldu, zaman içerisinde dans mühendisliğin yerini aldı, dans çalışmaları sosyal bir paylaşim alanı idi başlangıçta, sonra içine sürüklendiğim, yolumu bulmaya çabaladığım bir yer oldu, bilinçli bir tercih değildi, heyecanımın peşinden gittim..”

Arslan Başay:Filiz Hanımla birçok çalışmanızda berabersiniz, arkadaşlığınızın da kayda değer bir geçmişi mevcut. Aranızdaki bu sağlıklı iletişim ve uyumun en önemli dayanak noktaları sizce nelerdir?
Mustafa Kaplan: : Birimizin mimar, diğerimizin mühendis olmasının herhalde bir katkısı vardır. İkimizde İstanbul’a üniversite eğitimi almak için Anadoludan geliyoruz. İkimizinde sanatsal beğenisi ve dansta ilgilendiğimiz şeyler birbirine yakın..ve elbette birlikte çalışmalarına katıldığımız, dersler aldığımız dans ve tiyatro hocalarımızında etkisi vardır bu uyumlu birlikteliğe.”

Arslan Başay: Görsel Sanat dallarından dansın önemli temsilcilerindensiniz. Size göre herkes dans edebilir mi? Dans edebilmek için sahip olunması gereken özellikler nelerdir? Siz birer dansçı olarak sahnede nasıl dansçılar görmek istersiniz?
Mustafa Kaplan:“Evet, bana göre herkes dans edebilir. Bedenin keşfetmenin ve onu kullanmanın sınırı yok, buda sadece dansçıların alanı değildir, tiyatro ve performans sanatçılaıi da bedenlerini çok iyi kullanabiliyorlar. Ayrıca hareket eden herşeyin koreografisinden bahsetmek mümkün, bu hareketi illede bir bedenin üretmesi gerekmiyor. Diğer sanat alanları gibi dansın da alanı cok genişledi, başka sanat disiplinleri ile çok alışverişi var, genel anlamda, çağdaş sanat içerisinde, bedene yada harekete dair söyleyecek sözü olan herkes dans ediyorum diyebilir..”

Arslan Başay:" Dolap isimli çalışmanızda çıkış noktanızı gerçekten çok merak ediyorum. Buzdolabı taşımak gibi sıradan bir eylemi sanat haline nasıl getirdiniz? Sadece yaratıcı olmak bunun için yeterli mi?
Mustafa Kaplan:"Dolap oyununun çıkış noktası; bedenin bir işi yapıyor olma durumudur. Bu oyunun çıktığı 2000 yılında, gündelik hareketler, aksiyon ve enerji dramaturjisi ile ilgili çalışmalar yapıyorduk. İki işçinin bir buzdolabını dar merdivenlerden taşıma çabasının, o dönem üzerine çalıştığımız şeyler için çok iyi bir egzersiz olacağını düşündüm, sonraki günlerde bir galeriden gelen davet üzerine bu düşünceyi oyun haline dönüştürdüm, başlangıçta bir eşyanın bir yerden başka bir yere taşınması eylemi vardı, sonra dolabın hacminin ve ağırlığının çok önemli etkisini gördük ve iş tamamen dolabın bedeni ile dansçının bedenin karşılaşmasına dönüştü. Elbette yaratıcılık bir işin oluşumunda önemli ama bunu bir işe çevirecek bilgi ve duyarlılıkta gerekli.”

Arslan Başay: PRP öğrencileri olarak bir de halkla ilişkiler adına soru sormak isterim. Bireysel halkla ilişkiler adına ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? ..
Mustafa Kaplan:“Maalesef bu konuda çok başarılı olduğumu söyleyemem...ücretsiz dersler veriyorum ve bazı Anadolu kasabalarında kendi oyunlarımızı ücretsiz oynuyoruz, dans alanının dışarısındaki insanlarlada ilişki geliştirmeye çalışıyoruz, ama profesyonel hayat buna çok fırsat vermiyor, bu konuda daha çok teknik desteğe ihtiyaç duyuyoruz..”

Arslan Başay : Taldans kurumsal halkla ilişkiler adına ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Mustafa Kaplan:“Ücretsiz workshopelar ve gösteriler yapıyoruz, gerektiğinde yurt dısında Türkiyedeki çağdaş dansla ilgili tanıtımlar yapıyoruz..”.

Arslan Başay : Web sitenizdeki takviminiz incelendiğinde Türkiye’den çok yurt dışında performans sergilediğiniz anlaşılıyor. Bunun sebebi ülkemizde ki sanat eğitiminin yok denecek kadar az olması mı, yoksa bu durum sadece dans için mi geçerli?
Mustafa Kaplan : “Sanat eğitimi Türkiyede yok değil, özellikle dans alanında başka bazi ülkelerden iyi durumdayız, iki üniversitemizde dans eğitimi veren bölümler var. Son beş yıl içerisinde dans alanı iyi gelişme kaydetmiştir, bir sürü özel dans stüdyosu açılmıştır, buralarda okul dışında kalanlar için girebilecekleri farklı dersler vardır, idans festivali çok önemli gösterileri İstanbula getirmiştir, ve on yıl öncesiyle kıyaslanırsa bugün koreografi yapan kalabalık bir genç kuşak vardır, bunlar iyi göstergeler.. .Ama eğer Avrupa ile kıyaslanırsa bütün bunların yine de çok az olduğunu söyleyebiliriz. En büyük eksiklik dans alanını ekonomik olarak destekleyecek yeni ürünlerin çikmasına yol açacak özel sponsorlar çok az ve devlet cağdaş dans alanını bilmiyor, desteklemiyor. Biz Taldans olarak yurt dısında oyunlarını sergileyebilen az gruplardan birisiyiz ve bütün gelirimizi yurt dısından elde ediyoruz. Avrupadaki sanatçıların durumu içinde kolay değil diyebiliriz ama orada kalabalık bir sanatçı grubundan ve bunların bir kısmının faydalanacaği sponsor kurumlar mevcut. Türkiyede maalesef bu mevcut değil.

Vaktini Ayırıp Benimle görüştüğü için sayın Mustafa KAPLAN'a Çok Teşekkür ediyor ona dans ve sanat dolu günler diliyorum.