Yıldız Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bolümünden mezun olan sanatçı, 1984 - 1986 yılları arasında Geyvan McMillen 'dan "Graham tekniği" dersleri alarak dans hayatına başladı. Bir yandan eğitimini sürdürürken, diğer yandan Çağdaş Bale Topluluğu`nda dans etti. 1990 yılında Şehir Tiyatroları kadrosuna girdi. Yeşil Üzümler Dans Tiyatrosu, Dance Factory, Tal Dans Grubu ve Çatı Stüdyosu`oluşumlarının kurucuları arasında yer alan Kaplan, Avrupa ülkelerinde, Amerika, Japonya ve Fas'ta oynadı. Çatı Stüdyosu'nda dans dersleri vermektedir.
Taldans kurucusu modern dansçı Mustafa Kaplan ile gerçekleştirdiğim röportajda sanatçının nasıl dans etmeye başladığından şuan ülkemizdeki ve Dünyadaki dansın durumuna kadar bir çok şey konuştuk.
Arslan Başay: Yıldız Teknik Üni. Electronics and
Telecommunication mezunu olduğunuz biliniyor. Bu tarz isim yapmış ve
kalitesiyle ün salmış bir bölümden mezun olduktan sonra neden dansı
tercih ettiniz?
Mustafa Kaplan: “Üniversitenin ilk yılında Geyvan
Mcmilan’ın çalışmalarına katılmaya başladım yani dans eğitimi ve
mühendislik eğitimi birlikte başlamış oldu, zaman içerisinde dans
mühendisliğin yerini aldı, dans çalışmaları sosyal bir paylaşim alanı
idi başlangıçta, sonra içine sürüklendiğim, yolumu bulmaya çabaladığım
bir yer oldu, bilinçli bir tercih değildi, heyecanımın peşinden
gittim..”
Arslan Başay:Filiz Hanımla birçok çalışmanızda berabersiniz,
arkadaşlığınızın da kayda değer bir geçmişi mevcut. Aranızdaki bu
sağlıklı iletişim ve uyumun en önemli dayanak noktaları sizce nelerdir?
Mustafa Kaplan: : Birimizin mimar, diğerimizin mühendis
olmasının herhalde bir katkısı vardır. İkimizde İstanbul’a üniversite
eğitimi almak için Anadoludan geliyoruz. İkimizinde sanatsal beğenisi ve
dansta ilgilendiğimiz şeyler birbirine yakın..ve elbette birlikte
çalışmalarına katıldığımız, dersler aldığımız dans ve tiyatro
hocalarımızında etkisi vardır bu uyumlu birlikteliğe.”
Arslan Başay: Görsel Sanat dallarından dansın önemli
temsilcilerindensiniz. Size göre herkes dans edebilir mi? Dans edebilmek
için sahip olunması gereken özellikler nelerdir? Siz birer dansçı
olarak sahnede nasıl dansçılar görmek istersiniz?
Mustafa Kaplan:“Evet, bana göre herkes dans edebilir.
Bedenin keşfetmenin ve onu kullanmanın sınırı yok, buda sadece
dansçıların alanı değildir, tiyatro ve performans sanatçılaıi da
bedenlerini çok iyi kullanabiliyorlar. Ayrıca hareket eden herşeyin
koreografisinden bahsetmek mümkün, bu hareketi illede bir bedenin
üretmesi gerekmiyor. Diğer sanat alanları gibi dansın da alanı cok
genişledi, başka sanat disiplinleri ile çok alışverişi var, genel
anlamda, çağdaş sanat içerisinde, bedene yada harekete dair söyleyecek
sözü olan herkes dans ediyorum diyebilir..”
Arslan Başay:" Dolap isimli çalışmanızda çıkış noktanızı
gerçekten çok merak ediyorum. Buzdolabı taşımak gibi sıradan bir eylemi
sanat haline nasıl getirdiniz? Sadece yaratıcı olmak bunun için yeterli
mi?
Mustafa Kaplan:"Dolap oyununun çıkış noktası; bedenin
bir işi yapıyor olma durumudur. Bu oyunun çıktığı 2000 yılında, gündelik
hareketler, aksiyon ve enerji dramaturjisi ile ilgili çalışmalar
yapıyorduk. İki işçinin bir buzdolabını dar merdivenlerden taşıma
çabasının, o dönem üzerine çalıştığımız şeyler için çok iyi bir egzersiz
olacağını düşündüm, sonraki günlerde bir galeriden gelen davet üzerine
bu düşünceyi oyun haline dönüştürdüm, başlangıçta bir eşyanın bir yerden
başka bir yere taşınması eylemi vardı, sonra dolabın hacminin ve
ağırlığının çok önemli etkisini gördük ve iş tamamen dolabın bedeni ile
dansçının bedenin karşılaşmasına dönüştü. Elbette yaratıcılık bir işin
oluşumunda önemli ama bunu bir işe çevirecek bilgi ve duyarlılıkta
gerekli.”
Arslan Başay: PRP öğrencileri olarak bir de halkla ilişkiler
adına soru sormak isterim. Bireysel halkla ilişkiler adına ne tür
çalışmalar yapıyorsunuz? ..
Mustafa Kaplan:“Maalesef bu konuda çok başarılı
olduğumu söyleyemem...ücretsiz dersler veriyorum ve bazı Anadolu
kasabalarında kendi oyunlarımızı ücretsiz oynuyoruz, dans alanının
dışarısındaki insanlarlada ilişki geliştirmeye çalışıyoruz, ama
profesyonel hayat buna çok fırsat vermiyor, bu konuda daha çok teknik
desteğe ihtiyaç duyuyoruz..”
Arslan Başay : Taldans kurumsal halkla ilişkiler adına ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Mustafa Kaplan:“Ücretsiz workshopelar ve gösteriler
yapıyoruz, gerektiğinde yurt dısında Türkiyedeki çağdaş dansla ilgili
tanıtımlar yapıyoruz..”.
Arslan Başay : Web sitenizdeki takviminiz incelendiğinde
Türkiye’den çok yurt dışında performans sergilediğiniz anlaşılıyor.
Bunun sebebi ülkemizde ki sanat eğitiminin yok denecek kadar az olması
mı, yoksa bu durum sadece dans için mi geçerli?
Mustafa Kaplan : “Sanat eğitimi Türkiyede yok değil,
özellikle dans alanında başka bazi ülkelerden iyi durumdayız, iki
üniversitemizde dans eğitimi veren bölümler var. Son beş yıl içerisinde
dans alanı iyi gelişme kaydetmiştir, bir sürü özel dans stüdyosu
açılmıştır, buralarda okul dışında kalanlar için girebilecekleri farklı
dersler vardır, idans festivali çok önemli gösterileri İstanbula
getirmiştir, ve on yıl öncesiyle kıyaslanırsa bugün koreografi yapan
kalabalık bir genç kuşak vardır, bunlar iyi göstergeler..
.Ama eğer Avrupa ile kıyaslanırsa bütün bunların yine de çok az olduğunu
söyleyebiliriz. En büyük eksiklik dans alanını ekonomik olarak
destekleyecek yeni ürünlerin çikmasına yol açacak özel sponsorlar çok az
ve devlet cağdaş dans alanını bilmiyor, desteklemiyor. Biz Taldans
olarak yurt dısında oyunlarını sergileyebilen az gruplardan birisiyiz ve
bütün gelirimizi yurt dısından elde ediyoruz. Avrupadaki sanatçıların
durumu içinde kolay değil diyebiliriz ama orada kalabalık bir sanatçı
grubundan ve bunların bir kısmının faydalanacaği sponsor kurumlar
mevcut.
Türkiyede maalesef bu mevcut değil.
Vaktini Ayırıp Benimle görüştüğü için sayın Mustafa KAPLAN'a Çok Teşekkür ediyor ona dans ve sanat dolu günler diliyorum.