Boğaziçi'nde "Çağdaş Sanat" Röportaj Dizisi, 2010
Vahap Avşar  ( İstanbul, 1965)


Batuhan Erkut, batuhanerkut1@gmail.com

  Batuhan Erkut: Geleceğinizin sanatla dolu olması gerektiğine ve bunu tutkulu bir şekilde istediğinize ne zaman karar verdiniz? 9 yaşındayken resim yarışmasından aldığınız ödül o yaştaki sizi bu yolda heyecanlandırmış mıydı? 

 Vahap Avşar: Küçük yaşta başlayan sanat tutkusu, beni bütün hayatim boyunca sanat düşünmeye, düşlemeye ve yapmaya yönlendirdi. Aldığım ödüller bu konuda çok önemli motivasyon kaynağı oldular.

Batuhan Erkut: 1982 'de okula girmeden önce, bir galeride çizdiğiniz klasik manzara resimlerini satıyordunuz. Günümüzde de New Media Art alanında önemli Türk sanatçılarımızdansınız. Acaba eserlerinizi New Media Art alanında oluşturmanızda hayatınızda ya da eğitiminizde neler etkili oldu? Ya da başka bir deyişle neden New Media Art?

Vahap Avşar: Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine girmeden önce lise eğitimine ara verip yıllarca klasik resim yaptım ve bu deneyimim hem resim konusunda bir olgunluk ve doygunluk oluşturdu hem de değişik medya alanları ile çalışmama neden oldu; ancak bazı projeler sadece resim olarak yapılabilir. Bir kavram ve düşünceyi en iyi ifade edecek malzemeyi kullanarak gerekli etkiyi almak önemli bu sebepten dolayı yaptığım sanat üretimini New Media gibi tanımlama ve sınıflandırmanın gerekli olduğuna inanmıyorum.

Batuhan Erkut: Newyork' a gidiş sebebinizde katıldığınız Art Omi programının yanı sıra politik nedenlerin etkisi ne kadardı? The Gar Show' un açılış gününün ardından kapanması sizde nasıl bir ruh hali yarattı? 

Vahap Avşar: New York'a gidiş sebebim Art Omi artist residency programıdır ama orada kalma kararıma Gar sergisinin açılıştan hemen sonra kapatılmasının etkisi olmuştu. O sergideki enstalâsyonun isminin "Bıçak kemiğe dayandı-Last drop" olması ise ayrı bir ironi...

 Batuhan Erkut: 1998 yılında sanat dünyasını bırakma kararınızda bu olayın etkisi nedir? Bu karar Crypto Inc. İn kurulmasına da bağlanabilir mi?

Vahap Avşar: 1998’de sanat dünyasından uzaklaşmama büyük oranda NewYork'ta bir Türk sanatçısı olarak yaşamanın zorlukları ve sanat ortamına ara verip hayatla ilgili bazı konuları çözme ihtiyacım neden oldu. 

Batuhan Erkut: Bilkent Üniversitesi' deki öğretim görevlisi pozisyonunuzdan ayrılmamış olup sanat eğitimi üzerine devam etmek ister miydiniz? Sizin gibi aktif olarak sanat dünyasının içinde olan bir sanatçının, sanatla ilgili öğrencilere eğitim verip kendinden bir şeyler katması hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Vahap Avşar: Bilkent Üniversitesinde 1989-1995 yılları arasında çok dinamik bir sanat ortamı oluştu. Ben, Vasif Kortun ve rahmetli Hüseyin Alptekin 1989 Eylülünde başladık ve 2-3 yıl çok yoğun bir tartışma ve çalışma ortamı oluşturarak, bu oluşum ile birlikte sanat dünyasına Hüseyin dâhil birçok önemli sanat çalışanı yetiştirdik. Ben 5 yıl çağdaş sanat üzerine derin bir araştırma ve üretim yapma fırsatı buldum. Sanatçının çevresinde sanat yapan ve düşünen gençlerin olması bir dinamizm kazandırabilir ancak sanatçının işlerine zararda verebilir. Benim 1980’in ikinci yarısında mentorluğumu yapan Cengiz Çekil bu durumu "beğeni erozyonu" diye adlandırır. İyi bir eğitimci olmak öğrencinin işini beğenme gerekliliği buda kendi işinde ödün vermesine yol açabilir. Hersey de olduğu gibi herkese uyan bir formül çıkartmak zor ve sanatçıya göre değişir.
Ben şu anda hiçbir kurumsal ve ticari oluşumla bağlantım olmayışından çok memnunum ve rahatlıkla en verimli dönemlerimden birisini yaşıyorum diyebilirim.