Contemporary Art @ Boğaziçi - Interview Project

Guido Casaretto


AN INTERVIEW WITH GUIDO CASARETTO

Ensar Oytun Morgül - ensaroytun@gmail.com - 20.05.2013

Guido Casaretto (1981, İstanbul) doğumlu İtalyan ressamdır. Eserlerinde ahşap konstrüksiyon üzerinde insan Anatomisini ustalıkla kullanan figüratif kompozisyonlar yer almaktadır. CGI teknolojisiyle ürettiği işlerinde film endüstrisi tarafından doğaüstünün görselleştirilmesinde kullanılan bir medyumu minimalleştirerek inceleme altına almaktadır. Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul'da sürdürmektedir.

İstanbul’da doğduktan sonra Yunanistan, Belçika, Güney Afrika ve İtalya gibi farklı ülkelerde yaşamınızı sürdürüp son olarak tekrardan İstanbul’a dönüş yaptığınızı biliyorum. Bu geri dönüşü neye bağlıyorsunuz?

Dönüşüm kişisel nedenler olmuştu, ama sonraki dönemde sanatsal olarak beslenebileceğim bir ortam ve çevre oluşturdum, o dönemde İstanbul’un sanatsal açıdan gelişiyor olması elbette bir etken olmuştur, ve kariyerimi burada sürdürmeye kararı almama yol açtı.

Bir tür bu göçebelik yaşantısının üzerinizde ne gibi etkileri oldu? Sanatınızı etkiledi mi?

Kişiliğimi etkiledi, doğal olarak sanatımı da etkilemiş oluyor. En azından yaklaşımımı etkilediğini rahat olarak söyleyebilirim çünkü çalışmalarımda her zaman kültürel öğelerden soyutlanmış içerikler bulunuyor, soyut veya somut. Ayrılmaz bir ikili olmasına rağmen, çalışmalarımda biçimin daha baskın olduğunu görülebilir. Bu göçebe hayatın bir sonucu veya tepkisi olarak görülebilir.

Bologna Üniversitesi’nde iki yıl boyunca Roberto Grassi’nin atölyesinde eğitim aldınız, sanırım tarzınızın temellerini burada oluşturmaya başlamışsınızdır?

Açıkçası güzel sanatlarda, özellikle ilk senelerinde, aldığınız eğitim temel öğeleri kapsar ama İtalya’daki sanat ortamı ve genel olarak anlayış doğal olarak bir şekilde etkilemiştir. Önceki dönem çalışmalarımda, özellikle figürü, analiz etme biçimimde açıkça görülebilir.

Rönesansı ‘Figürün en safça resmedildiği dönem’ olarak nitelendirip, resimlerinizin bu dönemin eserlerine benzetilmesine karşı çıkmıyorsunuz, ayrıca Rönesans çizgilerini bilgisayarınızda kullandığınız bir programla yaparak bir nevi harmanlıyorsunuz onları. Eğer ki bir tercih hakkınız olsaydı Rönesans yıllarında mı yaşamak isterdiniz yoksa teknolojik aletlerle donatılmış milenyum çağını ona tercih mi ederdiniz?

Rönesans anlayış ve yaklaşım bakımından şu anda üretilen sanat ve kuramlarından çok uzak olduğunu düşünmüyorum. En azından aradaki birçok akımdan ve üretime nazaran biçimle içeriği örtüştürmeye çalışan bir yaklaşıma sahipti. Bu şekilde bakıldığında üretim aşamalarım çok benzerlik taşıyor. Şu veya o dönemde yaşıyor olmak bilinç olarak çok farklı, ama teknoloji bakımından bir farklılık taşıdığını düşünmüyorum, çünkü eğer teknoloji sizin işinizde bir öğe ise biçiminiz o teknolojiye göre şekillenir.

Sistem Dışı Bağıntılar serginizde anlatmak istediğiniz neydi?

Özetlemem gerekirse image üretim sisteminin, olgusala müdahil olma biçimi ve process’i üzerine bir dizi çalışmanın sergisi idi. Yani olgusal olmayan bir veri dizisini, doğada var olan bir sonuca doğru çekmek. Misal kırmızı boyayı tuale sürdüğünüz takdirde olgusal iki nesneden 3’ü bir olgusal sonuç elde edersiniz. Kırmızının digital karşılığı ile oynarsanız, çıktı aynı olurken process farkından dolayı çalışma farklıdır.

Sanatorium’da Can Ertaş ile beraber Varsayılan adında bir serginiz oldu. Nereden çıktı bu birlikte sergi açma fikri?

Varsayılan Projesinde Can Ertaş’la Sanatorium döneminde mantıksal olarak, biraz önce bahsettiğim konularda, ortak bir takım öğeler olduğunu gözlemlerken, sonuçların biçim olarak farklılaşması üzerine tartışıyorduk. Bu tartışmalarımız bir ortak projeye dönüştü ve çıktılarını İnisiyatif mekanında sergiledik.

Yurtdışında hem eğitim alarak sanat çevresinde bulundunuz hem de sergileriniz oldu ve bunun tecrübesine dayanarak Türkiye’deki sanat ortamını nasıl değerlendirirsiniz?

Bağlam olarak artık hiçbir fark göremiyorum. Global bir anlayışı benimsemek sanatın doğal bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Teknoloji biçimleri ve yapımızı daha hızlı geliştirmeye yaramıştır ama onun dışında zaten sanatçılar bir konu ile birleşmez. Onları birleştiren kavram ve onun üzerinden üretme ihtiyacıdır. Bu bağlamda, sanat piyasası üzerine bir yorumda bulunmak istemem çünkü hem bilgim hem ilgim dahilinde değil.




Links:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Guido_Casaretto