Boğaziçi'nde "Çağdaş Sanat" Röportaj Dizisi, 2010

Leyla Gediz (İstanbul,1974)



Ezgi Akdağ, B.U., hybridden@hotmail.com

St. George Avusturya Lisesi'nde mezun olan Leyla Gediz, Londra'da Chelsea College of Art ,The Slade School of Fine Art, Goldsmiths College of Fine Art ve Frankfurt'ta Städelschule für Bildende Künste de sanat eğitimi almıştır. Başarılı bir öğrenim hayatı geçiren Leyla Gediz kendisine çalışmalarında destek olan varlıkli bir aileden gelmektedir. Yurtiçi ve yurtdışında pek çok bireysel sergi açarak ayrıca karma sergilere de katılmış olan Leyla Gediz 2007 yılından beri sergi küratörü olarak da çalışmalarına devam etmektedir. Istanbul Modern Sanat Galerisi'nde eserleri sergilenen Gediz'in , Galerie St. George'daki bir sergisini de eski edebiyat öğretmeniMahmedet Şahinler'e ithaf etmiştir.

Ezgi Akdağ: How Art Legitimisis Itself elkitabında Manuel Saiz 101 tane sanatçıların kullandığı bahanelerden bahsediyor, siz eserlerinizi oluşturuken hangi bahaneleri kullanıyorsunuz?

Leyla Gediz: Bahsettiğiniz kitabı Google 'dan buldum. Kitabın yazarı da bir sanatçı ve bu kitapta yer alan bahaneler zekice ve hicivle derlenmiş. Sanat piyasasında bir kez yer almış sanatçıların, sanat üretmek için içsel dürtülerini kaybettiklerinde başvuracakları '' iş yapar'' fikirleri sıralıyor. Bu kitabın hem eleştirel hemde eğlenceli olması , aynı zamanda bu ikisine de ek olarak acıklı olmayı da başarabilmesi bu kitabı onaylamamı sağlıyor. Bu noktadan hareketle tartışacak olursak, öncelikle piyasanın sunduğu tüm olumsuzluklara rağmen kendim için içsel dürtülerimi kaybetmemiş olmayı diliyorum. Kaybetmem ithimalinde , bu listedeki yaklaşımlarla konuları ele alırsam olay ciddiyetini ve inandırıcılığını kaybeder. Sanatım aritmetiğe dönüşür bu durum sıkılmama yol açar. Para için böyle bir sıkıntıya değmeyeceğini düşünüyorum. Yaratıcı olan insan daima yeni bir cümle kurmayı başarabilir.Sanat'a olan inancımı kaybetdiğimi düşündüğümüzde yine yaşamış olduğum bu düş kırıklığını en iyi nasıl tarif edebilirim; bu dünyadan öfkemi nasıl çıkarırım diye probleme kafamı yorarım.Manuel Saiz de bunu yapmış ve bu kitabı yaratmış…

Ezgi Akdağ: Bir serginizi edebiyat öğretmeniniz MahmedetŞahinler'e adadınız. Bu kişinin hayatınızdakiyeri/önemi. Bir ....okudum/.......tanıdım/........../ ...........şahitoldum.Eserlerinize yön veren, hayatınızda izbırakmışunsular; insanlar, kitaplar, filmler neler.Nasıl bir etkileri oldu ve sanatınıza nasıl yansıdı?

Leyla Gediz: Mahmedet Hanım öğretmenliğe başladığında henüz genç bir kızdı. Modern ,zeki ve espirili bir Cumhuriyet kadınıydı. Ve aklımda kalan Mavi gözleri… Babamında Edebiyat öğretmenliğini yapmış bir emektardır. Mahmedet hanımın bize Edebiyat öğrettiğini söyleyemesemde, bize güç ve güven aşıladığını söyleyebilirim.Avusturya Lisesi Sankt Georg Galerisinde açtığım ''Takipçi '' isimli sergimi, rahmetli öğretmenime duyduğum şükran sebebiyle kendisine adamıştım.Aile albümlerinden edindiğim fotoğraflardan faydalanarak gerçekleştirdiğim bu sergi Mahmedet hanımın ne kadar özel ve gayretli bir insan olduğunun altını çizen görsellerdi.

Farklı insanlar, film kareleri , müzik ve şiir beni etkiler ve etkilendiğim herkes ve her şey bir gün yolunu bulur ve çalışmalarımda yer alır. Bunlar çogu zaman sır olarak kalırlar.2001, 7. İstanbul Bienalinde yer alan ve Kursk Denizaltısı faciasını irdeleyen Atlantis 2000 isimli desen çalışmam; hiç kimsenin bilmediği ,aslında çok sevdiğim bir insandan gördüğüm fiziksel şiddetin yaralarını sarma girişimimdi. Sanatı günlük tutuyormuş gibi yaşıyorum.Sanat benim için hayatı anlayabilmek ve anlamlı kılabilmek için bir araç aslında..İçinde serbest çağrışımlarla yol alıyorum.

Ezgi Akdağ: Sanatınızın bugünlere gelmesini sağlayan dönüm noktaları nelerdir?.

Leyla Gediz: Halamların Evi: Akademiden mezun oldukları için çocukluğum sanatçılarına ait kitaplar arasında geçti. Kandinsky, Mondrian, Klee, Miro..Modigliani.. Sempe.. Tüm Asterixserisi.. Çocukluğumun en güzel arkadaşları..
2. Annemin varlığı: Avusturya Lisesi resim öğretmenim. Herr Pirch annemi kenara çekip, bu kıza mutlaka sanat okutacaksınız, demiş ve annem onu dinlemişti.
3. Londra'da aynısınıfa denk düştüğüm can yoldaşım Corinna Till. Richter'in de, Tuymans'ında sayfalarını beraber taradığımız, felsefe okuyup, sigara üzerine sigara içerek resmi analiz ettiğimiz Slade günleri..
4. 7. İstanbul Bienalinde yer almam dikkatleri üzerime çekmeme neden oldu.
5. Istanbul'da Galerist'te açtığım kişisel sergilerimin her biri. Büyük emekler verdiğim her sergim, sanat otoritelerinin takdirini toplamak lakalmadı; aynı zamanda yok sattı.
6. 'Sobe!' Bienal zamanı bana önerilen mekanda tek başıma boy göstermektense değer verdiğim tüm kadın sanatç arkadaşlarımdan oluşan bir serginin küratörlüğünü üstlendim.
7. 2008 'Kusursuz An' sergim teknik kusursuzluğunun yanında melankoli ve mutsuzluğun yoğun hissedildiği bir sergi oldu ve bu anlamda bir tırmanışın sonunu getirdi. Bu sıralar Galerist'ten ayrılmayı çok düşündüğüm halde zemin yetersizliğinden yeni bir kontrat ile yola devam kararı aldım.
8.Büyük ideallerle kendim bir galeri açtım: Splendid (Eylül 2008-Nisan 2009) İş dünyasına çok yabanc ıolmam sebebiyle başıma yıkılan bu proje, 'Kusursuz An' sonrası beklenen kırılmaları başlattı.
9. 2009'da Noanoave 2010'da 'Konu:Serbest' sergilerimi ile yeni bir yola girdiğimin sinyallerini vererek 8 yıllık galerimden ayrıldım.
10. 2010 Martında Helsinki'de ilk kezdurdum ve soluklandım. "Yenidendoğuş"temalı bir serge üzerinde çalışmaya başladım.
11. 8 Mayıs 2010 günü İstanbul'da Rampa'nın açılışında, full-destek yerimi aldım.

Ezgi Akdağ: Eserlerinizi neler/kimlerbesliyor?

Leyla Gediz: Benim eserlerimi üzerlerinde çalıştığım dönemde yaşadıklarım ve başımdan geçen olaylar etkiler.

Ezgi Akdağ: Dizegöre 10 Hayat klişesi bunlar hakkındaki görüşlerinizi, eserlerinizde ne kadar değindiğiniz ?

Leyla Gediz: (Hayat klişesi diyerek herkesin açıklamaya çalıştığı, destanlar yazdığı hayat, ölüm, aşk gibi unsurları kastettim. )
Klişe sözcüğünün buradaki kullanımına katılmamakla birlikte aşk, hayat, ölüm gibi destansı temalar sanatımdan eksik olamaz benim çünkü çok duygusal bir insanım. Bununla beraber, 2008 yılına kadar bu konuları ele alırken daha dramatik ve teslimci bir yaklaşımım vardı. Şimdi daha pragmatik ve kavramsal, oyun ve mizah karışımı bir yaklaşımı tercih ediyorum. Daha uzun yıllar sağlığımı koruyarak çalışmalarımı sürdürebilmek için bu değişikliğe ihtiyaç duydum. Yoksa destanlar bir yere gitmiyor.




Linkler:
tr.wikipedia.org/wiki/Leyla_Gediz